Roma’ya Sevgilerle

Woody Allen, Paris ve Barselona’nın ardından serisine Roma’da devam ediyor. İzleyicinin beğenisini toplamasına rağmen eleştirmenler tarafından topa tutulan filmi bir de biz inceleyelim.

Öncelikle film, Roma’da yaşamış veya ziyaret etmiş herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği biçimde çekilmiş. Kendi payıma; Trastevere sokaklarında gençliğini arayan Alec Baldwin’in gelecek projeksiyonumdaki yerini aldığını söyleyebilirim. Bunun yanında film ,eski yeni pek çok ünlü yıldızı da barındırıyor. Bunlardan bazıları; Roberto Begnini, Alec Baldwin, Penelope Cruz, Ornella Muti, Ellen Page ve son dönemde The Newsroom dizisinden tanıdığımız Alison Pill.

Her ne kadar Woody Allen filmin türünü komedi olarak duyurmuş olsa da ünlü olma kavramını, popüler olma amaçlı entelektüel bilgi edinmeyi eleştirmeden geçmemiş. Tabii bunlardan bazılarını bu kadar göze batacak biçimde yapmayıp izleyicinin algısına biraz daha güvense bize daha da güzel bir film izletebilirdi… Woody bu filminde de dördüncü duvarı* yıkan diyaloglar kullanıyor. Ama Annie Hall’da hepimizi şaşırtan bu efekti sıklıkla kullandığından durum; yıkılmış bir duvarın boşluğunu balyozlamaya dönüşebiliyor.  İşin ilginç tarafı tüm bunlara rağmen film oldukça keyifli! Karakterler ve oyunculuklar harika ve filmin fonunda Roma var! Soundtrack’ler de filme çok şey katmış.  Ağır eleştiriler aslında Woody Allen’ın artan yaşına rağmen yükselen beklentilerimizden kaynaklanıyor.

Sonuç olarak “Roma’ya Sevgilerle”, bir başyapıt olmaktan uzak olsa da Woody’nin yeteneğinden izler taşıdığı gerçeğini yadsımamak gerek. Film, hayatın ve aşkın dönemlerinin karakterize edilmiş ve zaman kurgusundan koparılmış halini bizlere sunuyor. Bazen ilk gençliğimizle yaşlılığımızı kavga ettirip bazen de halinden memnun olmama şımarıklığımızı eleştiriyor. Sinema Hobi Grubu olarak ilk haftasında gittiğimiz filmi izleyeceklere şimdiden iyi eğlenceler diliyor,  sinemaya giden Leopoldo çiftinin diyaloglarında ve Leopoldo’nun şöförünün nasihatlerindeki keyifli spoiler’ları dikkatten kaçırmamalarını öneriyorum…

*Dördüncü duvar sahne ile izleyici arasında olduğu varsayılan duvardır. Oyuncuların kameraya bakması veya kurgunun dışına çıkarak izleyiciye hitaben konuşması hikayenin temelindeki  dışarıdan izleme hissini bozduğundan mantıksal duvarı yıkar…