Django Unchained

large_621985   Popüler kültür yeni, özgün sanatçılar çıkarmaktan gittikçe uzaklaşıyor. Böyle bir dönemde Quentin Tarantino gibi bir yönetmen, çölde bir vaha gibi… Bu durumun yarattığı yüksek beklentilerle izlediğim “Django Unchained” bir başyapıt olmasa da oldukça keyifli bir film.

   Yoğun şiddet içerdiği için sanırım filmi eleştirmeyen kalmadı. Belki bundan 10 yıl önce olsaydı bu makul olabilirdi ama Spartacus gibi tv dizilerinin prime time’da yer aldığı günümüzde bir sinema filmini şiddet üzerinden eleştirmek bana biraz hipokrasi olarak görünüyor. Eğer eğlence sektörünün şiddet yanlılığı eleştirilecekse bu ancak total bir eleştiri olabilir.

   Tarantino zaman zaman absürd zaman zaman da sert bir üslup kullanarak ilginç bir westerne imza atmış.  Christoph Waltz yine olağanüstü. Tarantino, “Inglorious Basterds”’da acımasız bir nazi subayını canlandıran Waltz’un şahsında adeta Almanların gönlünü almış. Waltz’u bu defa vahşi batının ortasında iyi kalpli bir Alman ödül avcısı olarak izliyoruz. Film oldukça keyifli ve Quentin’in ustasına göndermeleriyle dolu.

   Sergio Leone hayranlığını her fırsatta dile getiren Tarantino bu defa senaryosunun temeline “İyi, Kötü, Çirkin”i koymuş.  KÖTÜ karakterde Leonardo Di Caprio,  her yönüyle tuhaf ve eğlenceli İYİ Christoph Waltz ve inatçı ÇİRKİNimiz Jamie Foxx mükemmel bir kast. Peki bu her şey bu kadar iyiyken ne eksik?

django 1

   Film ne kadar eğlenceli olursa olsun Tarantino’nun sürekli ileri giden sanatsal gelişiminde bir gerileme olduğu açık. Inglorious Basterds’taki sinematografi ve aralıksız çekimlerden ancak küçük kesitler görebiliyoruz. Film bazı anlarda estetikten öylesine kopuyor ve zorlama olarak absürdleşiyor ki bir Robert Rodriguez filmi izlediğinizi sanabiliyorsunuz. Bu estetik eksiklik, oluşturulan harika karakterlerin üzerinde bir gölge gibi ama kesinlikle izlenmeye değer. Tarantino’nun en iyi filmi olmasa da yılın en iyi filmlerinden olduğu kesin ve tartışmasız en iyi yardımcı erkek oyuncu performansını barındırıyor.

Reklamlar